uzakta bir mayışıklık halinde
böyle zamanlarda insan olmadık yerlere gidiyor. mesela alsancakta denize sırtımı dönmüşüm bulutlu gökyüzü ufukta gemiler asılı tanrı amiral battı oynuyor. çağlamın ayaklarına sarı çiçekler dökülmüş el ele yürüyoruz. nasıl bir gelecek istiyoruz, sohbetimiz ayaklarımızla bir tempo gidiyor. cocoloco’da soslu makarna yiyormuşuz hemen sonra. okulun demir kapısından atlamışım tarihi çeşmenin oradan sağa dönüp tarikat yurdunu geçince geçitten sola saray pidedeyiz. kıymalı pideye bol mayonez ve pul biber, hasır iskemleyi buluşturup yiyoruz. önder mi pelin ve özge mi yine konuşuyor ve yolları eritiyoruz. meğer ne yalnızmış güzel kızlar. yanaklarındaki pembelik, gülümsemelerindeki şenlik... cesaret edip düzgün birileri onları sevememiş. böyle anlarda insan olmadık yerlere gidiyor. kucağımda dinozor uyuyor saatlerdir. karamela karşımda derin bir uykudan uyandı gözleriyle evi dolaşıyor.