komik değil.

kutuplardan viking kızılı örülü sakalıyla sanki Tor, fırtınalar estiriyor. Ağaçlar yakasından kıskıvrak yakalanmış salkım salkım sallanıyor. Dügah Peşrev dinliyorum, laptopun şarjı hızla azalıyor.

Açlığın yarıgecede bastıranı en kalleşidir. Son ekmeği arasına peynir sıkıştırıp götürmüşsündür zaten. Bir de o hissin, en irlandalı viski gibi yemek borunu acıtarak inmesi yok mu? Ne kadar da yesen, sonunda acıkıyorsun.

Sonuç endeksliyiz ya, sonuçta laf-u güzaf benimkisi. Bir şey olamayışımın nedeni nedir? Yıllığımın karşılanmış olması, en aristokrat can sıkıntılarını yaşamam... sonra münih'te bir Türk olmam mı?

bir it sıtması tutuyor, beni freiman'dan u-bahna, u-bahndan marienplatzta kadar tartaklıyor adamakıllı. sokak sanatçıları epey önce kostümlerini, gitarlarını, viyolensellerini kemanlarını dertop edip çekilmiş. kesif kesif sokakları dolduran glüh wein ve bitmek bilmez bir barok çağı.

köşeleri iriyarı tulumları, yuvarlak vücutlarıyla işçiler tutmuş. soluk bir sarı giyinmiş yüzlerine insanlar, dizlerine inen parkalarıyla koştur koştur kayboluyorlar. münihin tek dilencisi burgerini semirmiş eşiğe upuzun yatmış duruyor.

sigaramı alelacele içiyorum.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

covid zamanları

sexology